| KİMYASAL BAĞLAR
NaCl, MgS, BaCl2 bileşikleri iyonik bağlı bileşiklere örnek olarak verilebilir. KOVALENT BAĞLAR a. Apolar Kovalet Bağ şeklinde gösterilir. İki arasındaki bağ H-H şeklinde gösterilir ve H2 şeklinde yazılır. b. Polar Kovalent Bağlar BİR ATOMUN YAPABİLECEĞİ BAĞ SAYISI
MOLEKÜL BİÇİMLERİ
(1A ile 7A, 2A ile 6A, 3A ile 5A)
a. X: 2A Y: 7A veya hidrojen ise;
a. X: 3A Y: 7A veya hidrojen ise;
(CH4, SiF4, NH4+, SO4-2 gibi) İKİLİ VE ÜÇLÜ BAĞLAR Karbon (C) Atomunun Hibritleşmesi MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR Van Der Waals Çekimleri Dipol – Dipol Etkileşimi Hidrojen Bağı
Ağ Örgülü Kovalent Katılar Arasındaki Bağlar İyonik Bağ Metal Bağı
Metalik bağda değerlik elektronları kristal içerisinde hareket ettiğinden dolayı bağlar a değil, kristalin bütününe ait olur. Metaller, değerlik elektronlarının oynaklığından dolayı ısı ve elektrik akımı iletkenliği, şekil verilebilme gibi özelliklere sahip olurlar.
|
Ultraviyole (morötesi) / Görünür Bölge Moleküler Absorpsiyon spektroskopisi
Moleküler absorpsiyon spektroskopisi 160-780 nm dalga boyları arasındaki ışığın b ışın yoluna sahip bir hücredeki çözeltinin geçirgenliğinin (T) veya absorbansının (A) ölçümüne dayanır. Bu absorpsiyon daha çok moleküllerdeki bağ elektronlarının uyarılmasından kaynaklanır, bunun sonucu olarak moleküler absorpsiyon spektroskopisi bir moleküldeki fonksiyonel grupların tanımlanmasında ve aynı zamanda fonksiyonel grupları taşıyan bileşiklerin nicel tayininde kullanılır. UV/GB spektroskopisi çok sayıda organik ve inorganik bileşiğin analizinde kullanılmaktadır.
UV/GB bölgesindeki geçişler:
, ve n orbitalleri arasındaki geçişler (organik moleküllerde)
d ve f orbitalleri arasındaki geçişler (koordinasyon komplekslerinde)
Yük aktarım geçişleri (hem organik moleküller ve hem de komplekslerde)
Ultraviyole (morötesi) / Görünür Bölge
Moleküler Absorpsiyon spektroskopisi
SPEKTROSKOPİ
Bir örnekteki atom, molekül veya iyonların bir enerji düzeyinden diğerine geçişleri sırasında absorplanan veya yayılan elektromanyetik ışımanın, ölçülmesi ve yorumlanmasına spektroskopi denir. Atom, molekül veya iyonun elektromanyetik ışıma ile etkileşimi sonucu dönme, titreşim ve elektronik enerji seviyelerinde değişiklikler spektroskopinin temelini oluşturur.
Elektromanyetik ışın, dalga boyu, frekans, hız ve genlik gibi parametreleri içeren sinüs dalga modeli ile açıklanabilir. Dalga boyu (l) ard arda gelen maksimum veya minimumlar arasındaki doğrusal uzaklıktır ve birimi uzaklık birimidir (örneğin, cm). Frekans (n) ise belirli bir noktadan birim zamanda geçendalga sayısı olup birimi s-1 veya buna eşdeğer Hertz (Hz) dir. Frekans, dalga boyu ve ışının yayılma hızı arasında,
l n= v
bağıntısı vardır. Işının havadaki hızı, c ile verilen ışının vakumdaki yayılma hızından çok az sapma gösterdiğinden yukarıdaki eşitlik c = ln şeklinde yazılabilir.
Dalga sayısı (ύ) cm cinsinden dalga boyunun tersi olup,birimi cm-1 dir. (n = 1/l)
Elektromanyetik ışıma türleri, gözle algılayabildiğimiz görünür ışık ve ısı şeklinde algılayabildiğimiz infrared (kırmızı ötesi) ışınlarıdır; x-ışınları, ultraviyole (mor ötesi), mikrodalga ve radyo ışımaları ise diğer türleridir. Analitik amaçlar için önem taşıyan spektrum bölgelerinin dalga boyu ve frekans aralıkları aşağıda belirtilmiştir.
Spektroskopik yöntemler, Atomik Spektroskopi ve Moleküler Spektroskopi olmak üzere temelde iki gruba ayrılır. Atomik spektrum sadece elektronların bir enerji düzeyinden diğerine geçişleri içerir. Bu geçişler sırasında absorplanan veya yayılan ışımanın enerjisi, atomun potansiyel enerjisindeki değişim ile orantılıdır ve DE = hn eşitliği ile verilir. Bir atomun elektronlarının yüksek enerjili düzeylere uyarılmasında absorplanan veya uyarılmış bir atomun temel düzeye dönüşü sırasında yayılan ışıma enerjileri, elektromanyetik spektrumun ultraviyole veya görünür bölge sınırları içindedir. Moleküler spektrum, elektronik düzeyler arasındaki geçişlere ek olarak dönme ve titreşim enerji düzeyleri arasındaki geçişleride içerir. Bu geçişler sırasında bir molekülün toplam enerjisi, Etoplam = Eelektronik + Etitreşim + Edönme eşitliği ile verilir. Bu nedenle moleküllerin spektrumları atom spektrumlarına oranla daha karmaşıktır.